Octopus
Design · Architecture · Çubuklu, İstanbul
Alternatif Moda Enstitüsü
Endüstriyel hafızadan yeni bir üretim kültürüne.
Octopus, İstanbul Çubuklu kıyısındaki yakıt tanklarını alternatif bir moda enstitüsü olarak yeniden düşünür. Endüstriyel yapıların silindirik hacimleri korunarak eğitim, araştırma ve sergi mekânlarına dönüştürülür; tanklar arasında kurulan yeni ilişkiler, alanı ortak bir üretim ortamına açar.
Projenin çıkış noktası, moda ile mimarlığın beden ve mekân üzerinden kurduğu yakınlıktır. Giysi bedeni sararken mimarlık insanın çevresini biçimlendirir. Bu ilişki, mevcut tankları saran ve birbirine bağlayan bir kabuğun tasarımına taşınır.
Tanklar Arasında Bir Bağlantı
Yeni yapının geometrisi, tankların dairesel izleri ve bu dairelere çizilen teğetler üzerinden gelişir. Eğrisel çelik elemanların taşıdığı saydam ve yarı saydam kabuk, farklı hacimleri bir araya getirirken mevcut endüstriyel karakteri görünür tutar. Galeriler, köprüler ve merkezdeki düşey dolaşım, farklı kotlardaki mekânları birbirine bağlar.
Eğitim, Araştırma Ve Sergi
Enstitü; moda tasarımcılarının, öğrencilerin, araştırmacıların ve robotik üretimle çalışan ekiplerin bir arada deney yapabildiği bir program önerir. Eğitim ile araştırma sürekli temas hâlindedir. Tankların içe dönük hacimleri, dikkat ve kontrollü ışık gerektiren atölye ve sergi işlevlerine ayrılır; aralarındaki ortak alanlar ise karşılaşma ve paylaşımı destekler.
Arazinin eğimiyle birlikte yükselen peyzaj bazı noktalarda yapının içine girerek amfilere dönüşür. Bu basamaklı alanlar sunum, üretim ve dinlenmeyi aynı mekânda buluşturur. Boğaz’a yakın konum, iç dolaşımda ve üst kotlardaki açıklıklarda çevreyle kurulan ilişkinin parçasıdır.
















